|
|
|
Ben bu kafaya üfüreyim.
Thursday, 02.25.2010, 10:10am
Türkiye'de oynanan oyunlar yavaş yavaş yüz üstüne çıkmaya başladı.
Özellikle böyle hasta ruhlu spikerleri eğitipdemi getiriyorlar
anlamıyorum. STV Haber spikerinin , konuya olan yaklaşımı şakkınlık
yaratacak cümlelerinde ötesinde, tamamen bir yalakalık, birilerine
yaranmak, konuşmak için konuşmak, beyinsizlik, kendini bilmezlikten
başka birşey değildir...
Ben STV Haber spikerinin , bu zihniyeti taşıyan, kafasına kıçımla
üfürmek istiyorum , demiyeceğim....Sadece tavufuk diyebileceğimiz
hadiseler midir bunlar ? Bu yorumuda siz okuyucularıma bırakıyorum..
|
|
 |
Melek İpek, adı gibi MELEK...
Saturday, 12.06.2008, 09:32pm
Babası şehit olduktan sonra Türk Silahlı Kuvvetleri'nin desteği ile
rehabilitasyon merkezinde hayata tutunan Ozan Şahin, yüzde 92 oranında
özürlü statüsünde bulunuyor. "Başkaları benim ölmemi bekliyordu. Ama
ben yaşamayı başardım" diyen Şahin, hayat hikayesinin diğer engelli
vatandaşlara ve onlardan dolayı utanan ailelerine örnek olmasını
istiyor. Bunun için de 7 yıldır şarkı söyleyen Şahin 3 yıl önce de
beste çalışmalarına başladı.
|
|
 |
Siyasetçilerimizin amacı nedir ?
Monday, 11.03.2008, 10:56am
Uzun yıllardır, Ankara Kültür Bakanlığı Çocuk Bale grubu
Ankara Ulus'da bulunan opera binasında faaliyet göstermektedir. Çocuk balesinin
başında bulanan ekip, tam bir özveri ile çalışmaktadır. Bu çalışmaların bir
çoğuna şahit oldum. Saat sabah 8 den , akşam 24 kadar aralıksız olarak yapılan çalışmalar. Bu çalışmaların amacı,
çocuklara baleyi sevdirmek, bale yapabildiklerini öğretmek ve geleceğin
balet-balerinlerini Türkiye'ye kazandırmaktır.
|
|
 |
Engelliler özel sınıfını esnaf ve öğretmen açtı
Monday, 11.03.2008, 10:13am
ISPARTA’NIN
Şarkikaraağaç İlçesi’nde Milli Eğitim Müdürlüğü özel eğitim alması
gereken engelli öğrencilere ‘alt sınıf’ açtı. Milli Eğitim Müdürü Besim
Dede, amaçlarının Atatürk İlköğretim Okulu bünyesinde oluşturulan bu
sınıfta okuyacak öğrencilerin normal sınıftakilerle aynı seviyeye
çıkarmak olduğunu söyledi. Daha önce normal sınıfta eğitim gören 8
zihinsel engelli öğrencinin, öğretmenlerinin atanmasıyla bu sınıfta
eğitim almaya başladığını belirten özel alt sınıfın öğretmeni Ümit
Karaca da, “Öğrencilerin eğitiminde kullanılacak gerekli araç, gereç ve
donanım ilçe esnafı ve öğretmenlerin yardımıyla karşılandı. Engelli
çocukların eğitimini tam manasıyla ancak gönüllü öğretmenler
verebilecek. Engelli öğrenciler topluma kazandırılmalı. Bu öğrenciler
alacakları eğitim ile ihtiyaçlarını kendileri giderebilmeli.” dedi.
|
|
 |
BUS GENEL TEŞKİLATLANDIRMA SEKRETERİ MUHSİN ALNIAÇIK "20 KURUŞLUK ZAM MEMURLARI YOK SAYMAK, HİÇE SAYMAKTIR"
Sunday, 11.02.2008, 09:35pm
Bağımsız Ulaşım-Sen Genel Teşkilatlandırma
Sekreteri Muhsin ALNIAÇIK hükümetin saat başı fazla çalışma
ücretlerinde memurlara 20 yeni kuruşluk zam yapmasını eleştirerek,
`Fazla mesai ücretlerinde yapılan 20 kuruşluk artışı zam olarak değil
'sadaka' olarak tanımlamak gerekir. 1,10 YTL'ye çıkarılan mesa
ücretiyle simit, çay almak bile mümkün değildir. Böylesine komik bir
mesai ücreti ve böylesine düşük bir artış memurları yok saymak, hiçe
saymak anlamına gelir` dedi. Alnıaçık,, yaptığı açıklamada
hükümetin 2009 yılı için memurlara verdiği yüzde 4 + 4,5`lik zamdan
sonra fazla mesai ücretlerine yeni yılda 20 yeni kuruş zam yapmasını
eleştirdi. Memurların yüzde 95'inin hala yoksulluk sınırıyla açlık
sınırı arasındaki oranlarda ücret aldıklarını vurgulayan ALNIAÇIK,
`Fazla mesai ücretlerinde yapılan 20 kuruşluk artışı tanımlamak için
komik kelimesi bile komik kaçıyor. Milyonlarca kamu görevlisi 2009 yılı
için hükümetin mesai ücretlerine yaptığı 20 yeni kuruşluk zam haberiyle
bu acı ve sevimsiz açıklamayla adeta dona kalmıştır` dedi.
|
|
 |
Ozan olmuş gönlüm....
Sunday, 11.02.2008, 09:32pm
Bir insan. 1978 yilinda Kayseri'de gözlerini
dünyaya acmis ve yaklasik otuz yildir insan olmaya calismis. Hala da
calismakta. Bir beden özürüne sahip %92 oraninda, agir özür grubunda
ama yüregi saglam, düsünceleri saglam.Spinal Muscular Atrophy , nadir
bir hastalik doktorlar öleceðini söylediler ama Ozan SAHIN hayati
sonuna kadar yasamaya kararliydi nede olsa ölüm herkes icindi....Babasinin
subay olmasi nedeniyle güzel ülkemizin hemen hemen 60 ilini görmüs, ilk
ve orta ögrenimini Ankara, Van ve Manisa Kirkagac da tamamlamis. Lise
egitimini Elazig ve Ankara'da tamamladi.
|
|
 |
Mağdurlar savaşı
Sunday, 11.02.2008, 09:10pm
En zor şeylerden biri nedir biliyor musunuz?
Karşı karşıya gelen iki taraftan birini haklı bulamamak.
Hiç kimseden yana olamamak.
Bu, mücadeleye girişen herkesi size düşman eder. Hiç taraftarınız kalmaz.
Hep birlikte size kızarlar.
Ama
yapacak bir şey yok, böyle bir ülkede herkesi kızdırmayı göze almadan,
tümden taraftarsız kalmayı kabullenmeden inandıklarını söyleme imkânı
bulunmuyor.
Anayasa Mahkemesi’nin hedef aldığı iki parti, AKP ile DTP Güneydoğu’da savaşıyorlar.
Ortalık kan revan.
Yaralanan insanlar, yakılan arabalar, patlatılan binalar.
|
|
 |
Trafik Kazaları
Sunday, 11.02.2008, 03:40pm
Polonya' da, trafik kazalarını önlemek için başlatılan kampanya kapsamında tüm kanallarda bu kısa film gösteriliyor....
Çok acı verici ama umarım bizi içkili, yorgun, uykusuz ve hızlı araç kullanmaktan alıkoyar.
Ayrıca birazda olsa trafik magandalarına birders niteliğini de taşır ne de olsa biraz insandırlar.
Sabır ve dikkatle sonuna kadar izleyin
|
|
 |
ATATÜRKÜN YAVERİNDEN BİR ANI KESİNLİKLE OKUYUN!....
Sunday, 11.02.2008, 03:28pm
Gazi, çiftliğinde dolaşıp hava alırken oldukça yaşlı bir kadına rastladı. Atatürk attan inerek bu ihtiyar kadının yanına sokuldu. - Merhaba nine. Kadın Ata'nın yüzüne bakarak hafif bir sesle; - Merhaba dedi. - Nereden gelip nereye gidiyorsun? Kadın şöyle bir duralayıp; - Neden sordun ki, dedi. Buraların saabisi misin? Yoksa bekçisi mi? Paşa gülümsedi. -
Ne sahibiyim ne de bekçisiyim nine. Bu topraklar Türk milletinin
malıdır. Buranın bekçisi de Türk milletinin kendisidir. Şimdi nereden
gelip nereye gittiğini söyleyecek misin? Kadın başını salladı. -
Tabii söyleyeceğim, ben Sincan'ın köylerindenim bey, otun güç bittiği,
atın geç yetişdiği, kavruk köylerinden birindeyim. Bizim muhtar bana
bilet aldı trene bindirdi, kodum Angara'ya geldim. - Muhtar niçin Ankara'ya gönderdi seni? - Gazi Paşamızı görmem için. Başını pek ağrıttım da... Benim iki oğlum gâvur harbinde
şehit düştü. Memleketi gâvurdan gurtaran kişiyi bir kez görmeden
ölmeyim diye hep dua ettim durdum. Rüyalarıma girdi Gazi Paşa. Bende
gün demeyip mihtara anlatinca, o da bana bilet aliverip saldi Angaraya,
giceleyin geldimdi. Yolu neyi de bilemediğimden işte agsamdan belli böyle kendimi ordan oraya vurup duruyom bey. - Senin Gazi Paşa'dan başka bir isteğin var mı? Kadının birden yüzü sertleşti. -
Tövbe de bey, tövbe de! Daha ne isteyebilirim ki.. O bizim vatanımızı
gurtardı. Bizi düşmanın elinden gurtardı. Şehitlerimizin mezarlarını
onlara çiğnetmedi daha ne isteyebilirim ondan? Onun sayesinde şimdi
istediğimiz gibi yaşiyoz. Sunun bunun gâvur dölünün köpeği olmaktan
onun sayesinde kurtulmadık mı? Buralara bir defa yüzünü görmek, ona
sağol paşam! Demek için düştüm. Onu görmeden ölürsem gözlerim açık
gidecek. Sen efendi bir adama benziyon, bana bir yardım ediver de Gazi
Paşayı bulacağım yeri deyiver. Atatürk'ün gözleri dolu dolu olmuştu, çok duygulandığı her halinden belliydi. Bana dönerek; - Görüyorsun ya Gökçen, işte bu bizim insanimizdir... Benim köylüm, benim vefalı Türk anamdır bu. Attan
indim. Yaşlı kadının elini tuttum anacığım dedim, sen gökte aradığını
yerde buldun, rüyalarını süsleyen, seni buralara kadar koşturan Gazi
Pasa yani Atatürk işte karsında duruyor. Köylü kadın bu sözleri duyunca şaşkına döndü. Elindeki değneği yere fırlatıp Atatürk'ün
ellerine sarıldı. Görülecek bir manzaraydı bu. İkisi de ağlıyordu. İki
Türk insanı biri kurtarıcı, biri kurtarılan, ana oğul gibi sarmaş dolaş
ağlıyorlardı. Yaşlı kadın belki on defa öptü atanın ellerini. Ata da
onun ellerini öptü. Sonra heybesinden küçük bir paket çıkarttı. Daha
doğrusu beze sarılmış bir köy peyniri. Bunu Atatürk'e uzattı; - Tek ineğimim sütünden kendi ellerimle yaptım Gazi Paşa, bunu sana hediye getirdim. Seversen gene yapıp getiririm. Paşa hemen orada bezi açıp peyniri yedi. Çok beğendiğini söyledi. Sonra birlikte köşke kadar gittik. Oradakilere şu emri verdi; -'Bu anamızı alın burada iki gün konuk edin. Sonra köyüne götürün. Giderken de kendisine üç inek verin benim armağanım olsun.' Bu yazıyı okurken duygulanan veya ağlayanlar varsa, hala umut var demektir.. Ortada
dolaşan saçma sapan elektronik postaları 10 kişiye yollamak yerine, bu
tür yazıları herkese yollarsak belki Atamızın değeri daha çok anlaşılır.
|
|
 |
Sabit ücretler
Thursday, 10.30.2008, 09:38pm
... Sabit ucret iadesi gerceklesti ÇOK ÖNEMLİ! Web sitesinde ilgili açıklama mevcuttur. http://www.tukoder.org.tr/index.php?a=73 < http://www.tukoder.org.tr/index.php?a=73> Telekom (Sabit Ücretlerin İadesi) EMEKLİ BİR İŞÇİNİN İSTANBUL BEYKOZ'DA AÇTIĞI DAVA TELEKOM'UN ALEYHİNE SONUÇLANDI. BULUNDUĞUNUZ İLİN TÜKETİCİ KORUMA DERNEĞİNE SON TELEFON FATURANIZLA MÜRACAAT ETMENİZ YETERLİ, TELEKOMDAN SON 10 YILLIK SABİT ÜCRET TUTARI OLAN "820.00 YTL" SİZE İADEOLACAK, AYRICA BUNDAN SONRA FATURALARINIZA SABİT ÜCRET YANSIMAYACAK.İŞLEM YAPMAZSANIZ, SABİT ÜCRETİ ÖDEMEYE DEVAM EDECEKSİNİZ. LÜTFEN BU İLETİYİ TÜM TÜKETİCİLERE YOLLAYIN... **********************************************************************************************
|
|
 |
|
|
|
|